Anasayfa | Iletisim | Künye | Videolar | Foto Galeri | Linkler | Lüzumlu Telefonlar | Muhtarlar | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynagi

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

EVİMİZ, VATANIMIZ, DÜNYAMIZ

Okunma  Yazar :
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1461
Tarih  Tarih : 28 Haziran 2010, 22:33

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 

Otobüsün penceresinden Anadolu'nun bozkırına bakarken memleketimizin ne kadar güzel olduğunu düşündüm. Işıklar altındaydı köyler. O evlerde insanlar sedirlere oturmuş, televizyonlarını izliyorlardı şu an. Çaydanlıktan çaylar dağıtılıyordu. Huzur ve güven vardı insan yüzlerinde. Bir ülkenin birliğini sağlayanın yine insanlar olabileceğini düşündüm. Eğitimli, kültürlü ve ülkesinin gelişmesini isteyen insanlar.

Yol boyunca vatanın bir ev gibi olduğunu düşündüm. Büyük, eşsiz, her tarafı özenle işlenmiş bir ev. Nasıl evimizde sular akar, elektrik yanar. Evimize aldığımız eşyalara özen gösteririz. Neresine hangi eşyayı koyacağımızı kendi aramızda tartışırız. Ve evlerimizde yaşayan insanlar olarak birbirimize davranışlarımızı saygı sevgi temelinde sürdürürüz. Hepimizin aile içinde, ev içinde görevleri vardır. Bunlara özen gösteririz. İşte Vatan da biraz böyle bir şeydir.

Vatanımızda yaşayan insanlar olarak evimizi nasıl güzelleştirmek istiyorsak vatanımızı da güzelleştirmeliyiz. Bir evde anne, baba, çocuk, daha büyükler, belki akrabamız olmayan ama bizlerle yaşayan kişiler, yakınlarımız hayatımızı sürdürürken gönüllü kurallara uyarız. Evimizi düzgün tutar, ilişkilerimizde demokrasiye dikkat ederiz. Her şey yüzlerimizde bir gülümseme olsun, karnımız doysun, Dünyayı öğrenelim ve anlayalım diyedir. Ev içinde barışçı bir hayat sürdürürüz. Bunu beceremeyen evlere de kimi zaman akıl verir, yardım ederiz. Burada yardım eğitimle, kültürle, akılla olur. İnsanların iyiye doğru gelişmesi için adımlar atarız. Kötü olan her şeyi yaşamlarımızdan uzak tutmaya çalışırız. Töre cinayetleri, aile içi şiddeti yaşamımızdan uzak tutmak için uğraşırız.Aile küçük bir birim, ülke ve vatan büyük bir birimdir ve ikisi de bu birimlerin toplamından oluşur. Aile içinde var olan şiddet, eğitimsizlikten, yoksulluktan, erkeklerin kadınları ezmesinden kaynaklanır. Eğitim sisteminde kadınlar lehine değişiklikler yapmak gerekir. Yoksulluğun önünün alınması, nüfusun belli düzeyde tutulması ve iş alanlarının açılması gerekir ki ev içinde huzur olsun, insanlar da kendilerinin huzurlu hissetsin.

Ülkenin güzelliğinin daha da güzelleşmesi için daha adil bir yaşamın yanında gelir uçurumlarının olmaması gerekir. Bunların yanında ise tüm insanların ülkesine özenli davranması gerekli. Bu vatanın suyuna , toprağına, taşına, havasına sevgiyle yaklaşmalı, mimarisine özen göstermeli, geçmişten gelen yapılarını yıkmamalı, aslına uygun düzenleyip korumalıyız. Kendi kişisel isteklerimiz için ülkenin güzelliklerini bozmamalıyız.

Hak talep eden, hayatların güzelleşmesi için, değişmesi için atılan her adım ve eylem ülkeyi geliştirir. Bilgiyi ve bilinci artırır. Her şey sonuçta insanların daha iyi yaşaması, mutlu olmaları ve vatanlarını kendi evleri gibi görmeleri için olmalıdır. Terör hareketleri ise Bu duygu ve düşüncelerin tam tersinde yer alır.

Terör insan hayatına, ülke hayatına ve ev hayatına acı getirir. İnsanlık dışıdır. Yok edicidir. Anlamsız kan davalarının, ayrışmaların yolunu açar. Gelişen ülkelerin tümü de terörden uzak duran, bir zamanlar aynı süreçleri yaşasalar da bugün yaşamayan huzurlu ülkelerdir.

Bizim ülkemiz genç, dinamik bir nüfusa sahiptir. Geleceği açıktır. Bu gençlere sahip çıkmak, okul bulmak, Onlara iş bulmak gerekli. Gençlik yenilik, ataklık içerir. Onları anlamalı mutlu yetişkinler olmaları için çaba göstermeliyiz. O zaman gençlik aşırı hareketlerden uzak durur. Teröre gelince, terör hareketleri bizim ülkemiz için zaman kaybıdır. Terör hareketleriyle demokrasinin gelemeyeceğini tarih okuyan herkes bilir. Bugün kendilerinin haklı olduğunu zannedenler, terör hareketi olanlar aslında yöntemleriyle Kamboçya'daki Pol Pot rejiminin takipçilerinden farklı olmadıklarını bilmeliler. Bu yöntemlerle barış dışı davranışlarla her evde gözyaşı ırmakları oluşturduklarını da bilmeliler. Bu ırmaklar terör uygulayanları yok eder.

Devletler de ilkelerinde barışçı olmalı, eğitimde, yurttaş bürokrasi ilişkisinde, yönetenle yönetilenler arasında demokratik ve barışçı ilişkiler ağı sağlanmalı. Dünya devletlerinin demokratik oluşu sağlaması terörü dışlar ve terör gelişecek alan bulamaz. Dünyada savaşların son bulmaları ve hegemonya mücadelelerinden uzak durulması barışı sağlamlaştırır. En başta ABD savaşçı ve işgalci yöntemlerden vazgeçmelidir. Irak'a, Afganistan'a yaptığı demokrasi getirme işgallerinin sonuçlarının ne olduğunu herkes biliyor. Onlar nereye girdilerse oraya kan ve gözyaşı girdi. Terör ve savaş bir ülkeye girmişse orada huzur olmuyor.

Huzurlu bir ev, huzurlu bir ülke ve huzurlu bir dünya için öncelikle barışçıl yaklaşımlarda bulunmak, şiddetten uzak durmak, kişisel olarak, ülke olarak bilinçli ve kültürlü olarak dik durmak gerekiyor. Kendine, ülkesine, geçmişine ve geleceğine inanmak gerekiyor.

Otobüsün penceresinden baktığımda benim gördüğüm ülke, ışıkların gerisinde bulunan, çocuklarına masal anlatan, vatanını seven, toprağını işlerken vatanını hisseden, çocuklarının okuması için gayret gösteren, köyün tıpta okuyan delikanlısını örnek olarak çocuklarını anlatan annenin güzel yüzüdür. Babanın terli yüzüdür. Çocukların cıvıl cıvıl hareketleri, cin gibi bakan gözleridir. Gelecek; ruhunda saflık, temizlik, yüzünde insan sevgisi taşıyan, paylaşımcı, kıymet bilir, Anadolu insanındadır. Gelecek elbet güzel olacak.

MEHMET ÖZGÜR EREN

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

KÖŞE YAZILARI

BÜYÜK ŞEHİR OLDUĞUMUZDA KAZANANLAR VE KAYBEDENLER14 Şubat 2013

Copyright by Gazete Egemen 2009
RSS Kaynagi | Yazar Girisi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi